E

Ğ

E

R


İ

N

S

A

N


İ

S

E

N


Ö

L

M

E

Z

S

İ

N


K

O

R

K

M

A
Uzumbaba Anasayfa          istatistik



Üzümbaba Yorumlarımız


Alevi devrimciliğini doğru yöntemlerle ayakları üstüne oturtalım.

Aleviler devrimci midir?

Katıksız evet, Aleviler devrimcidir.

Anadolu alevileri devrimcidir. Anadolu alevilerinin devrimciliği tarih ile perçinlenmiştir.

Ara, bul.

Arayacaksın, soruşturacaksın, gerçek sonuca ulaşacaksın.

Eğer insan isen, ölmezsin korkma.

Bu doğada beyni en gelişmiş yaratık sensin. Beyin hücrelerini insanlık uğruna kullandığın sürece insansın. İnsan, toplu yaşam içerisinde hakça yaşadığı sürece insalığını geliştirmiştir Topluluk içerisinde hakça yaşamayı öğrenemediğin sürece adın insan olarak tarihe geçmez.

Düşünce karanlığına ışık tutanlara ne mutlu.

Tarihi insanlar yazdı, tarihi insanlar bilgileriyle geliştirdi. Tarihe katı kurallar koyanlar kan ve vahşetten başka ne üretti?

Bilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır.

Bilimi geliştirip de insanlık adına kullanmayan toplumlar kan üretir, vahşet üretir, tarihte kara yazılarla anılırlar.

Kadını okutun, kadını okumayan millet yükselemez.

İnsanlığımızı sağlayan iki ayaktan birsi nasıl sakat bırakılabilir?

Benim Kabem insandır.

Ben var olduğum sürece ve insan olduğum sürece tanrı vardır(enel hakk).

 Okunacak en büyük kitap insandır.

Tanrının varlığı ya da yokluğu insanın beyninde şekillenir. Önce insan beyninin incelenmesi ve okunması gerekir.

......................

Yukarıdakiler küçük ve kısa açıklamalardır. Aleviliğin özünden örneklerdir.
Aleviliği bugünlere kadar yaşatanlar devrimcidir özlerinde.

Aleviliği devrimcilikten soyutlamak isteyenler bu felsefeyi kendi çıkarlarına kullanmak isteyenlerdir. Alevilik adını kullanan birtakım çıkarcı çevreler her zaman bulunmuştur.

Ama o çıkarcı çevreler bin küsür yıldır tarihin sorgusuyla değerlenmiş ve tarihin gerektirdiği şekilde yerlerini almışlardır.

......................

Alevilik son yıllarda açık bir şekilde, yani yasakçılıktan kurtularak teorik de olsa büyük bir atılımla günlük yaşam felsefesine damgasını vurmaya başladı. Doğal olarak burada da alevi felsefesi geniş katılımlarla irdelenmeye başlandı. Bunlar sevindirici gelişmeler.

Bu gelişmeler karşısında tarihten gelen bir fenomenle anadolu aleviliğine darbe üstüne darbe vuran Osmanlı emevi zihniyeti, alevilerin önünü kesebilmek için her türlü yola başvurmayı kendilerine hak sayıyor. Direniyor, alevileri sünnileştirmek(emevicileştirmek) için her yolu deniyor.

Alevilik içerisinde de dinamikler çatırdamaya başlıyor. Bir kısım alevi çevre ve kuruluşlar, aleviliği emeviciliğe teslim etmeye hazırlanırken diğer bir kısım da, alevi devrimciliğini yüzyıllardır eğitimden yoksun bırakılmış halka rağmen özümsetmeye çalışıyor.

Alevi felsefesi gerçek bir devrimci felsefedir. Yukarıda birkaç basit örnekle verdik. Felsefe her ne kadar devrimci bir felsefe olsa da, halk, eğitimden yoksun bırakıldığı için çelişkiler yaşanmaktadır.

Aleviliği yönlendirmek isteyen birinci grup, yani aleviliği devrimcilikten uzaklaştırıp emeviciliğe teslim etmek isteyenler 'dedelik' sistemini okşamaktadırlar. Dedelerimizin eğitim eksikliklerinden faydalanmak istemektedirler. Aleviliği dedeler aracılığıyla tutuculuğa sürüklemeye çalışmaktadırlar. Şunu kabullenmek zorundayız ki, dedelerimizin büyük bir kısmı bilimsel eğitimlerden yüzyıllar boyu uzak bırakılmışlardır. Bir kısım eğitim gören dedelerimiz de malesef sınıf atlamış, kendi halkını tepeden başaşağı çekerek beyin kanamalarına sebep olmaya çalışmaktadırlar.

İkinci grup da, aleviliğin devrimcilik yönünü ele alırken şemsiyeyi sadece kendilerine koruma olarak kullanmaktadırlar.

Bu yüzden bu iki grup birbirleriyle kıyasıya mücadeleye girmişlerdir. Bunu izliyoruz, bunu görüyoruz son gelişmelerle.

Doğal olarak bu gelişmelerde Alevilik toparlanmakta güçlük çekmektedir.
Bu da emevicilerin son derece işine gelmektedir. En çok etkilenenler de gençlerimiz olmaktadır.Gençleri yozlaştırılmakta, kendi devrimci özlerinden haberdar olmamakta, iki arada bir derede ne yaptıklarını bilememektedirler.

Devrimcilik halktan kopuklukla hiçbir zaman başarı sağlamaz. Sağlamıyor da. Önce gençlerimize özünü öğreteceksin. Gençlerimiz, kim olduklarını keşfedecek, kendi kendilerine sorular sormaya başlayarak işe başlayacak. Beyinleri, yukarıda yazdığım Hacı Bektaş Veli'nin birkaç ana sözleriyle sarsılacak, anasıyla atasıyla bunları tartışacak seviyeye gelecek.

Bugün aleviliğin en büyük sorunu burda yatıyor özellikle 80 sonrası doğan gençlerimizde. Eskiler yenilerle, teorik devrimciler halkla, dedeler kurumu kendi öz halkıyla kopukluklar ve anlaşmazlıklar zincirini devam ettirdiği sürece alevilik toparlanmakta gecikir.

Alevi devrimciliğini doğru yöntemlerle ayakları üstüne oturtmaya çalışalım.

26 ekim/2005
Üzümbaba


Valid XHTML 1.0 Transitional  Valid CSS!
Copyright 2004-2016. Üzümbaba sitesi. All Rights Reserved
Uzumbaba Anasayfa