E

Ğ

E

R


İ

N

S

A

N


İ

S

E

N


Ö

L

M

E

Z

S

İ

N


K

O

R

K

M

A
Uzumbaba Anasayfa          istatistik



Üzümbaba Yorumlarımız


Alevilerin siyasallaşması bin yıldır yasak

Niçin?

Bu psikolojik yasağı Aleviler delmek zorundadır

Anadolu toprakları içerisinde her türlü siyasal(politik) örgütlenme olduğu halde, neden Alevi örgütlenmeye sıcak bakılmamaktadır yüzyıllar boyu, mantık dışıdır. Bu mantık dışı düşünce ve eyleminden dolayı Aleviler, haydi geçtik Osmanlı tarihini, cumhuriyet tarihinde bile çekmedikleri acılar kalmadı.

Askeri darbeler yaşadık. Bir Maraş katliamı, bir Çorum katliamı, bir Sivas Madımak katliamı, doğrudan siyasi partiler ortaklığında askeri ve devlet destekli bir katliamdır. Ne asker, ne de devlet kendini bu sorumluluktan soyutlayamaz, soyutlamamakta da ISRAR ETMEKTEDİR zaten!

Aleviler, bu ülkenin Cumhuriyet olması savaşını en ön cephelerde savaşarak verdiler. Yavuz kıyımından beri, ilk kez kendilerini özgürce anlatabilme olanakları doğduğu için ,bu ülkeye kanlarının son damlasına kadar inandılar. İngiliz, fransız, italyan, yunan emperyalizmine karşı can pahasına bu ülkeyi siper ettiler. Yedirmediler bu canım Anadoluyu onlara.

..................

Karşılığında ne gördüler?

Muhtıralar,

Darbeler,

ülkeyi satan hortumcular, anadolu şivesiyle HIRHIZLAR, mollalar, canımıza acımasız kıyan tarikatçılar, hizbullahçılar, memleketi ele geçiren tarikatçılar,,,, dışarıdan ithal edilen milliyetçiler...

Sayabildiğin kadar say...

Hayali ihracatçılar, bankaları soyan çillerciler, ülkeyi allakbullak eden demirelciler, çağlarcılar, ülkeyi kumarhaneye çevirenler, milliyetçilik adı altında susurlukçular, pkk adı altında kürt milliyetçiliği isyanları, susurlukçularla pkk ilişkileri,,,

.................

Bu kıyımlarda en çok acıyı Aleviler çekti.

Her seferinde Aleviler siyasi olarak örgütlenmesin oyunları oynandı.

Alevilerin öz sözleri olan:

“... Eline, beline, diline sahip ol. Dünya malına tapma, doğruluktan sapma, gördüğüne bin katma, görmediğine kulp takma. Yokuşta yorgunu yorma, düzlükte canları darda koyma. Yetmiş iki millete bir gözle bak, herkesi kardeş, bacı bil. Güçlünün yanında yer alıp yoksulu ezenlerden olma. Bilime uyan, karanlığı kovan, ışığa koşan olanlardan ol”

sözleri,

Bu Cumhuriyete bile batmaya başladı.

'En büyük asker bizim asker', derken, en büyük ceza çeken de bizim Aleviler olduğunu unutmayalım. En büyük asker yukarıdakilere en büyük hizmet eden asker anlamına geldi:

'hortumculara serbest'

'vurgunculara serbest'

'hayali ihracatçılara serbest'

'yoksulu ezenlere karşı çıkanlara baskı serbest'
 
Bu ülkenin asıl savunucuları olan Aleviler olduğu halde,,

bu ülkeyi savunan silahlı kuvvetler niye bizi en çok ezdi?

Cumhuriyeti en çok savunanlar Aleviler değil mi? 'dünya malına tapma, doğruluktan sapma' diyen Aleviler, Maraşta, Çorumda, Madımakta kavrulmadılar mı?

.....................

 "Kendime ait bir zeytin dalım bile yoktur. Eğer olsaydı, onu da barışın remzi olarak hasmâne tavır takınanlara uzatırdım."

diyor bir tarikat lideri.

Ve,

bunlar tarikatlar aracılığıyla, tüm siyasi partilere kollarını uzatarak ırkçı, dini, hortumcu, soyguncu, soyguncu sömürücü politikalarını yürüttüğü ülkemde, nedense, benim kimliğimi yürütebileceğim, beni birey olarak savunabilecek bir siyasi mekanizmayı, yıllarca benim içinde bulunduğum toplum bile bu siyasi yapılanmayı bir türlü becerememektedir.

Mevcut partilerimiz de artık benim kendimi ifade etmem özgürlüğüme yetmemektedir. Bunun suçu artık onlardan kalkmıştır.

Alevileri temsil, artık yanlız kültürel dernekler ve halk oyunları, ve de yanlız Cemevlerinde semah düzenlemek yetmemektedir.

Dedelerimiz baştacımızdır, ancak Dedelerimiz de torunlarının yollarını açmak zorundadır. Alevilik kuramsal olarak bunu emretmektedir.

'Bilime uyan, karanlığı kovan, ışığa koşan olanlardan ol'.

Dedelerimiz buna uymak zorundadır, bize yol açmak zorundadır.

Siz Dedelerimiz, bizlerin önderlerisiniz, ama torunlarınız ve torunlarınızın torunları da 'bilime uyan, karanlığı kovan ışığa koşanlardan' olmak zorundadır.

Hacı Bektaş Veli öğretisini daha ileriye götürmek zorundayız.

Siyasallaşmak zorundayız... Düzmece partilerle değil, bıktık artık!

Siyasallaşamazsak daha çok Madımaklar yaşarız...

Birleşin artık! Güçlü olalım...

Buna hakkımız var...

29 haziran/2005
Üzümbaba



Valid XHTML 1.0 Transitional  Valid CSS!
Copyright 2004-2016. Üzümbaba sitesi. All Rights Reserved
Uzumbaba Anasayfa