E

Ğ

E

R


İ

N

S

A

N


İ

S

E

N


Ö

L

M

E

Z

S

İ

N


K

O

R

K

M

A
Uzumbaba Anasayfa        uzumradyo
   istatistik
Üzümbaba Yorumlarımız



Evrimleşelim, devrimleşelim eşeleyelim mi?

 ‘Modern köleliğin yeni evrimleşmesi’

İnsanoğlu tarih boyunca değişime uğruyor. Yaşam şartları insanoğlunu her kılığa sokuyor. Bunun şartlarını ekonomik gelişme mi etkiliyor?

Ekonomik gelişmeden ne anlıyoruz?

Dünyanın bir bölümü diğer bir bölümünü çeşitli ayak oyunlarıyla kıskıvrak bağlıyor ve istediği yönde canına okuyor.  Canına okurken de ayak oyunlarını modernleştirme adı altında akla gelen her türlü hillebazlığı modernlik adı altında devreye sokuyor. Para politikaları devreye sokulduğundan beri normal insanın anlayamayacağı hilleler birer ekonomik modernlik olarak sömürünün bir aleti kafa karıştırıcılığını hokkabazların torbadan tavşan çıkartması olarak sunuluyor.  Çağımız yüzyılında çeşitli vergiler adı altında insanlık mantığını zorlama sınırını aşmış her türlü mantık dışı uygulamalar devreye sokulmaktadır.  Dünyanın en gelişmiş ülkeleri olarak kabul edilen Avrupa topluluklarında bu gibi uygulamalar devreye sokuşturulurken diğer gelişmemiş,  ya da gelişmekte olan ülkeler bunları örnek almaktadırlar.

Yaşadığım bölgeden, günlük ve sıradan yaşamdan bir örnek vereyim: Bahçeli bir evde oturuyorsun. Arsa senin. Normal, sıradan bir ailesin. Avrupadan bahsediyorum. Eğer atalarından miras kalmamışsa önce oturduğun evi satın alıyorsun. Otuz yıl bankaya borçlanıyorsun bir küçücük hayalin için.  Anaparasını ve faizini ödeyebilmen ömrüne zor yetiyor şansın varsa . Gelelim diğer kaçamayacağın giderlere, sigortası, elektrik masrafları, su masrafları, gereğinde tamirat masrafları vs. vs. Bunlar tamam, kurtuluş yok. Yakanı bunlarla kurtaramıyorsun. Küçücük yuvan olan o evin normal masrafları birey olarak senin boyunu aşan yeni yeni,  akla gelmeyecek vergilere gebe olacak. Her yeni yılda mantık sınırlarını aşan soyguncu vergilere hazır ol. Hem devlet, hem de yerel yönetimlerin kurnazca buldukları soyguncu vergilere. Son birkaç yıldır ödediğimiz arsanın büyüklüğüne göre yağmur bulutları vergisi. Toprakta verdiğimiz vergiler yetmiyormuş gibi,  şimdi de, arsanın büyüklüğü kaç metrekare, ona göre arsana yağmur düşme vergisi.

Pes dedirtecek cinsten, di mi? Hayır, hayır, pes demeye gerek yok, gelecek yıl, ya da yıllarda hangi idüğü bellisiz vergiler gündem olur, hazırlıklı ol, diyoruz her yıl.

Ülkenin parası yükseldi, faizler yükseldi, değer düştü, faizler düştü, vs. vs. Valla, normal insanların anlayacağı şeyler değil bunlar. Makro ekonomi imiş…..

İster sağ yönetimler olsun, ister sol yönetimler, bir şey değişmiyor…. Sağcılar kendi cebine, solcular da kendi bürokrasisine(yani sonuç ayni)…… Sağcıları uzun uzun anlatmaya gerek yok. Ama kısa söylemek gerekir ise, avrupa solculuğunun adını solcu bürokrat partiler(!) olarak anmak daha uygundur kanısındayım.

Yahu biz ne anlarız makro ekonomi ve mikro ekonomiden?  Oturmak için bir evin mi var, derdin var…. Ölene kadar anca öde dur. Öldükten sonra da çocuklarına mı kalacak, öyle yağma yok, satabilirsen aşk olsun… Yarısından fazlası devlete,,,  yani kime?  Devleti yöneten bürokratlara, onların insanlar için gerekli olan normal maaşların on katı olan maaşlarının yükseltilmesine. Yoksa, hepsi aslını sorarsan işsiz, işi olsun diye olan işsiz, asalak takımı. Azımsanamayacak kadar çoğunluktaki asalaklar, toplumlarda yaşayan insanların yarısı.

Eeee?

Demek ki halkın gücü var ki bu değirmen dönüyor, denecek şimdi...

Vallahi de yalan, billahi de yalan...

Bir bakıma da doğru...

Şu dünya düzeninde borsa işlemlerini bir hafta sekteye uğratın, geri kalmış ülkelerin kanlı gelir musluklarını durdurun, hem doğru, hem de yanlış görünür, görünüyor da.

Yaşlı Avrupaya yeni işgücü gerekiyor diye yıllardır uyarılıyordu. Ama dünya gelirinin düzenli şekilde bu yaşlı kıtaya akmasını sekteye uğratmadan gerekli olan yeni  ve dinamik işgücü nasıl sağlanacaktı, bunun tartışması yapıldı...

Çare bulundu son yıllarda…

Dünya savaşları bunlara bir büyük ders olmuştu batı dünyasına. Yıkım çok olmuştu. Çok zarar görmüşlerdi. Ders çıkararak taktiklerini değiştirdiler: Küçük küçük, bölgesel savaşlar. Çok daha etkili ve verimli.

Bu bölgesel savaşlarda etkilenen insanlara ihtiyaç kadar Birleşmiş Milletler kucak açacak(!) ve onları batı dünyasına taşıyacak.

Eeeee?

‘Alın size bedava işgücü’.

Tepe tepe kullan. Herşey bedava. Şirketlerin yeni ihtiyaçları. Hem de parasız. İşe alma zorunluluğu yok. Devlet insanların yaşayabilmesi için gerekli  temel ihtiyaçlarını karşılayacak. Şirketlere bedava gönderilecek ve bedava çalıştırılacaklar.

Adına da, savaşlardan kaçan savunmasız insanlara kucak açmak olacak.

Oh ohhh...

Kamuflaja bak...

Vur, ama  birkısmını  gebertme,  bize lazımlar… politikası.
Alın alın, örnek alın, sömürücü olamadığınız sürece böyle demokratik(!) düzeni beceremeseniz de olsa, cebinizde kalsın, lazım olabilir…..

Anadolunun yağmur alamayan, boşaltılmış bölgeler anısına...
Paranın Allahı da yok, kitabı da yok... insanlığı da yok...

2010.12.25
Üzümbaba

Valid XHTML 1.0 Transitional  Valid CSS!
Copyright 2004-2016. Üzümbaba sitesi. All Rights Reserved
Uzumbaba Anasayfa site ekle