E

Ğ

E

R


İ

N

S

A

N


İ

S

E

N


Ö

L

M

E

Z

S

İ

N


K

O

R

K

M

A
Uzumbaba Anasayfa        uzumradyo
   istatistik
Üzümbaba Yorumlarımız


Ben kime oy vereyim şimdi?

Birleştirdi mi halkı?

Evet, tabandan birleştirdi, ama tavan acıklı sahneleri oynamaya devam ediyor.

Hem sağda hem de solda acıklı sahneler oynanıyor partiler arası. Kim kimden, yani hangi kişi hangi partiden aday oluyor, mantık sınırlarını aşmış durumdadır şu anki adaylık yarışması.

Türkiye 2002 seçimlerinde 73 milyonmuş idi(!). Şimdiki seçimlerde 68,5 milyonmuş. Arada 4.5 yılda 5 milyon civarında seçmen buharlaşmış bir anda. Türkiye gibi bir yerde. Yani 5 milyon civarında ölümüz varmış, 5 milyon civarında yeni mezarımız varmış.

Tanrıdan, seçimden önce ölüp de oy sonrası buharlaşanlara huzurlu oy verdikleri için rahmet dilemekten başka ne yapabiliriz bir birey olarak? Memlekete adamışlar kendilerini hortlayarak.

Bunları seçim sonrası dile getirmeyen sahte medyaya kocaman bir yuh.... Hani her yerden haberi vardır ya medyanın...

Daha düne kadar, 'Allah bizim doğru çalışmamızdan dolayı bize veriyor, biz de 'Allahın elçisi olarak bize doğru çalışmalarımızdan dolayı bize verilen nimetleri halkımıza dağıtıyoruz', diyen medya var ya, özellikle o medyaları herkes bilir, hepsi amerikan silah tüccarlarına satıldı ya, bundan sonra artık Allahın izniyle, afedersiniz, amerikada 'puşt ossursa' artık her hafta o puşt ossurusu kültürünü seyrettirilmeye mecbur ettiriliyor Türkiye.

Satılan her türlü ülke kaynağı, yazık ki yakın zamanda türk halkının burnuna bir kocaman kazık olarak yerleştirilecektir. Sakın türk halkı başka bir şey beklemesin. Burnumuzdan fitil fitil gelecektir. Türk halkı buna hazırlıklı olmak durumundadır artık.

Ekonomist değilim, ama birçok ekonomistin de yalan söylediğine adım kadar eminim. Türk halkına attırılan kazığı avrupadaki özelleştirmeyle örnek verip öyle yutturuyorlar halka. Avupadaki özelleştirme tamamen ayrı şeydir. Türkiye benzeri ülkelere kocaman bir kazıktır. Emperyalistler, yani kendi evlerinde dünyadaki zavallı ülkelerden elde ettikleri içi bebek kanı dolu birikimden dolayı sorun olan sermayelerini Türkiye gibi ülkelere aktararak kısa vadede bir sürü sözler(vaadler) verip bu gibi ülkeleri donlarına kadar soymakla o ülkeleri ileride daha fazla yoksullaştırmaktır amaçları. Bunun adı da kocaman bir yalan olan 'demokrasi'dir.

Avrupadan o sömürü sermaye birikimi bir gün kazaya uğrasa , yani yok olsa, avrupada demokrasinin eseri kalmaz. Yaşayanlar bilir. Batıda demokrasinin işleyişi böyledir. Batıda demokrasi sürekli değişir konjuktüre göre. Yani bir ayakkabı kalıbı değildir demokrasi. Yüz yılda kazandığın demokratik hakkın konjuktürü belirleyen dört bürokrat tarafından anında yok olabiliyor. O zaman akla şu gelebilir, öyle olsa halk ayaklanır, ya da örneğin, askeri darbeler olur. Bunların hiç birine gerek yok batı demokrasisinde. Çünkü halkın çenesi kapatılıyor sömürülen ülkelerden gelen paylarla. Al sana ev, al sana araba, al sana istediğin ülkede tatil, yok parasına. Ev, araba, beyaz eşya vsvs, ölene kadar ödemeyi bitiremeyeceğin bir halk borçlandırması ile göz boyaması. Batı demokrasisi böyle işliyor Musluklar kesildiği anda birbirlerini boğazlarlar. Bunlar hasıraltı edilemeyen gerçeklerdir. Ama bizim gibi ülkelere batı demokrasisi sürekli dudak boyayan sarışın güzel kadın olarak tanıtılır.

Türkiye 50li yıllardan beri soyulmak istenmektedir. Buna uzun süre dayanmak isteyen Türkiye, sonunda bu son 2002 seçimlerinden sonra teslim olmuştur. 50li yıllardan beri ülkeyi bu aldatmaca 'demokrasi' sözüyle yönetenler amaçlarına bir türlü ulaşamıyorlardı. Onun için karşı koyan yurtseverleri asıyorlardı, kesiyorlardı.

Sömürücü batı baktı olmayacak, AKP gibi numaradan 'ılımlı islam' adıyla yeni bir taktik ürettiler. ülkemizin halkını da maşallah iyi kazıkladılar.
Bu bağlamda sağ partilerin birleşmeleri falan beni asla ilgilendirmiyor. Onlar 50li yıllarından beri beni soydurmak istediklerinden dolayı onlardaki gelişme 'demokrasi aşıkları' = kişisel cep doldurmadan başka birşey değildir benim gözümde.

Ben halkım, çoğunluğum, işsizim, işçiyim, ülkemiz değerlendirmesinde köylüyüm(emperyalist köylüsüyle karşılaştırmayalım, o köylüler çok farklı boyuttadırlar), şehirliyim(cebi delik), esnafım(kirayı ödeyemeyen), geleceğin bilimadamı öğrenciyim(iş bulabilirsem), şehit anasıyım(23 yıldır niye çözümlenmiyor bu sorun, kimler çözmek istemiyor), öğretmenim(ek iş olmadan geçinemiyorum), memurum(rüşvet yemeden geçinemiyorum, hem ben yemesem başkası yiyor) vsvs....

Bu saydığım asıl çoğunluk soldan bir çözüm bekliyor. Sağ elli yıldır çaktı kazığı, daha ötesi var mı? Milliyetçileri hesaba katmak istemiyorum, çünkü ben bir bilinçli birey olarak biliyorum ki, o tür milliyetçiler sağın her zaman koruyucu militanları olmuşlardır. Yani hep sol gösterip sağ çakmışlardır, Kendi tarihimin bana verdiği örnek bu, emperyalistlere sövdüklerine bakmayın şimdi bu sıralar, onlar emperyalistlerin en azılı ve en kanlı koruyucuları olmuşlardır bugüne dek.

80 darbesinde özellikle solu paramparça edenlerin bir sözü vardı: 'sola en az 25 yıl iktidar yok'. 30 yıl da geriye gidelim, zaten o zaman diliminde de yoktu. Yani tam çökertme.

Onun için şu Cumhuriyet yürüyüşleri sola ne getirdi, ona bakıyorum. Baskın seçim geldi dayandı. Şu yazıyı yazdığım gün göz önünde tutulursa tam iki ay var dönemeçe, yani anyayla konyaya. Sol ne yapıyor?

Bana sorsanız, sol şu tarih itibarı ile oyalanıyor, iktidar olma peşinde de değil. Tabanla yıllardır bütünleşmeye gitmiyor, göstermelik tavan birleşmesinden başka bir girişimi YOK bu seçimlerde de. Cumhuriyet yürüyüşleri de pek anlaşılamamış durumdadır.

İşte örnekler:

Sayın İlhan Kesici, DYP başkanlığına oynadı, tutturamadı, CHP aracılığıyla milletvekili olacak, İlhan Kesici kişiliği ile ilgilenmiyoruz, zihniyete bakıyoruz bir sol seçmen olarak. Neymiş? ''Vatan sözkonusu olunca, gerisi teferruat'mış.

Yaşar Okuyan, maşallah girmediği parti kalmadı kırk yıldır, CHP ile gözkırpıyor vatan aşkıyla.

Genç Parti ile yani Cem Uzan, CHP gözkırptı, halkın tepkisi üzerine CHP geri adım attı, gibi.

Kimin eli kimin cebinde. CHP-DSP uzlaşması da seçim sonrası ne olur, zaman gösterir, ama görünüş pek iç açıcı değil.

50 yıl iktidara geleme, sebepleri ayrı konu, ama şu an elinde yüzdeyüze yakın iktidar olabilme şansını tabanla birleşme yerine İlhan Kesici, Yaşar Okuyan vs adlarla oyalan Sayın Deniz Baykal CHP'si....

Bakalım ne olur, yazasım gelmiyor daha, şu günlerde gerçek değişikliklere gebe olması umudunu yitirmek de istemiyorum.

Ama şu an durum sol tarafından pek parlak da değil. Eğer sol bu kez de toparlanamazsa, sağ iktidara devam galiba. Satışa devam. Sattırmam diyen sağa inanmıyorum ben, onlar kuyruğunu çoktan teslim ettiler bu ülkenin 50 yıldır. Üç aşağı beş yukarı zihniyet ayni. Sıkıştıklarında da milliyetçileri araya korlar yine, militaristleri yani...

Ben kime oy vereyim şimdi?

28 mayıs 2007

Üzümbaba


Valid XHTML 1.0 Transitional  Valid CSS!
Copyright 2004-2016. Üzümbaba sitesi. All Rights Reserved
Uzumbaba Anasayfa site ekle